“Sevgiyle bakıyorum hayata”

Öne Çıkarılmış

  

 

Ben bir deli rüzgarım. Bazen sert bazen ılık eserim. Sevdiklerimin yüreklerini okşar kimi zaman öfkesi kimi zaman yüreğindeki mutluluk olurum. Zamanım geldiğinde çeker giderim. Gidişim gelişim kadar ani olur…İdilce

“Diğer bloğuma geçmek için linki tıklayın”

http://toprak22.wordpress.com/

 

 

Reklamlar

“Nefsin şah damarı”


 

jhyg45

 

Arsızıyla hırsızıyla ünlenmiş metropollerin
şarapla yıkanmış şehvetlerinde aylakları
gizli mekanlarda yaşları büyütülen
gözlerin boyandığı, namusların sınandığı
cahil çaylakları…
Kimi geri dönemeyen, kimi kim vurduya giden
evlatlar varmış, ayakları kapanlara takılı
anneler varmış dokunsan ağlamaklı

Beni oralarda aramayın
gözlerim tanımadığınız bir çocuğun gözlerinde
hiç ağlamadım, olmadık şeyler için
ayakkabı eskitmedim gereksiz arayışlarla
lüks rafları es geçtim, markayı hiç bilmem
köşe başlarında, yalın katlı tezgahlarda
büyük değerler çoğalttım
acemi oyunlar oynayan
etiketsiz oyuncaklardadır bakışlarım

Düşlerimde tekrarlayıp durduğum
ömür desenli, yerli kıyafetlerle, onuruma zam yapıyorum
çoğaldıkça, çoğalıyor annem
küçücük yüreğime bir dünya alıyorum
hiç caka satmadım sokaklarda, sabır sınadım
insafla doldum, lükse gebe kalmadım
yasak meyveler düşürmeden toprağın rahmine
yetinmeler yazdım her dirhemine
fidanlarım var, onurla besliyorum
sağ yanım sabret diyor, sol yanım merhamet
tepeden tırnağa bir direniş benimkisi
olan bitene…

Ne kadar konuşsam, yine de kalır anlatamadıklarım
bunlar işte bunlar, ellerim, gözlerim
doğruluktan olma, sevgiden doğmayım
umuttan çitler örüyorum bahçelerime
aykırı duvarları yıkmalardayım
genç ömrü aştım, gün gördükçe saflaştım
arta kalanı da koynumda gizliyorum
gözlerim iri, yüzüm bir avuç
emridir, kir değmemiş ellerimin
nefsin şah damarını kesiyorum
beni eksiklerde aramayın
çoğalmalardan geliyorum…

Hüzünlü tebessümlerimle :)


hg45

 

Cak-cık-cuk mek-mak-muk yamuk-abuk-sabuk yemek-emek-kabuk sevgi; eylem, olgu, emek,cesaret, asalet, kutsallık, özgürlük sonsuzluk gibi nice kavramlarla söylenebilinir diyenlerdenim…Sev(mek) fiil yapan ekle zenginleşir, derinleşir, iş değil, duygudur. Cacık, hıyarla yapılan bir karışımdır suyunu fazla koyarsan bulaşık suyu olur tadı anlamca küçücük olur… Sevgi yürekten, tüm hücrelerinin dile geldiği eylem zenginliğidir ve doğallığında gelişen anlar yaşar ve yaşatırsın. Kendinle gerçek anlamda tanışmak, ermek, erenlere karışmak gibi duygularla beslenirken mesnevi, lirik, didaktik şiirlere de gebedir… Sevgi ve sözcüklerini laf olsun torba dolsun misali kullanırsak gönül heybemize neler dolar ve nelere ağıt yakarız boş keşkelerle keşkek pişirir bir tadımlık abuk sabuklar tuzlusu bol yükü hafif, tortusu ömürden…
Sevgi yalın ve yoğunca yaşanırken, yorgunluğu tadında dinlenmeli, çıplaklıktan korkmamak, üşümemek, paylaşımlarla zenginleşmek gerek diyenlerdenim… Leyleğin ömrü neyle geçer sorusu geldi aklıma ya da leylek kaç yuvaya zarar verir sorusu, amacım leyleğe hakaret değil elbette…Yaşasın leylekler, kahrolsun duygularla dalga geçenler. Gönül sepetlerini süsleyip yokları var gibi taşıyanlar, sepetin altına bakmadan yürürken saçtıkları atıklara hüzünlü tebessümlerimle…

Ve kadın…!


 

75eeb036745078e86e931025ad42abf1

 

Damarını kessen özgüven akar bazı kadınlarda..
Yürüyüp geçerken yanınızdan bakmanızın sebebi güzelliği değil, rüzgarıdır..
Bir an denizden eser, bir an karadan.
Ruhunun istediğine bağlı…
Konuşurken elini kolunu ve mimiklerini kullanır..
İzlemek dinlemekten daha keyiflidir onları…
Şiir gibi konuşup, samimiyetleri ile sarhoş ederler..
Ve bu kadınlar hayatınızdan öylece geçip giderler..…

Ve kadın..
Işığıyla, neşesiyle, kahkahasıyla başınızı döndürebiliyorsa..
Gözleri gözlerinizi okuyorsa..
Sevincinizi, hüznünüzü paylaşabiliyorsa..
İşte “o kadın” sizin şarabınızdır.

Nazım Hikmet Ran

“Gövdemde çiçekler açar”


08b95e16a9f9cd2c273ec40c41790c43

 

Bütün yıldızların parladığını duyarım içimde.
Bir sel gibi dolar dünya hayatıma.
Gövdemde çiçekler açar.
Gönlümde toprağın ve suyun bütün gençliği
tüter bir tütsü gibi.
Ve seslendirir bir kaval gibi bütün nesnelerin
soluğu düşüncelerimi.

Rabindranath Tagore

Bir şey kaldı senden…


1176385_572053429496960_101487312_n

 

Bir şey kaldı gecelerden birinde
Senden.
Öncesinde bilinmemiş birşey,
Silinmez bir ses gibi giden.
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
Bir şey kaldı senden
Yaşamalar’ın arasında kaçamaklı.

Veriliş rengi başka, alınış rengi başka.
Söylemeye vakit kalmadan
Dudakların altına bırakılmış bir şey.
Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta.
Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.

Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz.
Seninle dolu, seninle sensiz bir şey.
Arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
Bulundukça aramaklı.

Özdemir Asaf